Coronavirüs salgını dünyayı kasıp kavuruyor. İnsanlarda bir korku, bir telaş, bir panik ki sormayın!

Sağlık önemli tabi. Tedbir şart. Ama panik yapmadan, hayatın olağan akışını bozmadan, şizofren olmadan…

İnsanlık daha önce de bu tür salgınları çok kez gördü. Bundan çok daha ağırını da gördü. Milyonlarca insanın ölümüne sebep olan salgınlar da oldu. Hepsi geldi geçti ve unutuldu…

Coronavirüs salgını da geçecektir.

İnsanı öldüren salgınlar gelir bazı insanları öldürür ve en nihayetinde Allah’ın verdiği akıl ile Allah’ın yarattığı şifa bulunur ve salgın biter.

Peki ya insanlığı öldüren salgını ne yapacağız?

Şahsiyetimizi çürüten fırsatçılık virüsünü, bireysel ve toplumsal ahlakı çökerten virüsü, bencillik virüsünü ne yapacağız?

Helal-haram demeden ‘yeter ki gelsin’ diye haya etmeden yaptığımız fırsatçılık, nasılsa millet almak zorunda diyerek yaptığımız fiyat artışları, bana bir şey olmasın da insanlara ne olursa olsun diye yaptığımız bencillik…

Market raflarına saldırıp evlerimizde gıda stoku yaptıran açgözlülük, bizi kazıklamaya çalışan esnaf, esnafı kazıklamaya çalışan biz!

Nereye gidiyoruz?

Ne olursa olsun, ne kadar talep olursa olsun bu malın fiyatı budur diyecek kaç esnafımız var; her yerde 10 ₺ olduğunu bildiğimiz bir malı bir yerde 3 ₺’ye bulduğunda ‘belki de bu esnafın piyasadan haberi yoktur ya da belki de fiyatı yanlış söyledi’ diyerek esnafı uyaracak kaç kişi var!

Diğer insanların da buna ihtiyacı var. Yarına kadar da Allah kerim diyerek raflarda olan tüm gıdayı kucağına alıp yangından mal kaçırır gibi koşup evde stok yapmayan kaç kişi var?

Bu zor zamanda fakir komşum ne yapar ona da tedbir almalıyım diyen kaç kişi?

Asıl tehlikeli olan virüs bu! İnsanlığı öldüren virüs bu! Birkaç yüz insanı öldüren virüsün bir önemi yok. İnsan fani, ölüm hak. Hepimiz öleceğiz şu veya bu sebeple. Ancak, insanlık yaşamalı!

İnsanlık ölürse insan artık cesettir. Nefes alıp vermesinin ya da yiyip içiyor ve yürüyor olmasının bir anlamı yok! İnsanlığı yaşatalım. Güzel ahlakı. Şahsiyeti diri tutalım. Bedeni istesek de diri tutamayız; ölüm illa onu bulacak.

Peki ya Ahlaka sirayet etmeyen ibadetlerimizi nereye koyalım?

Faiz ve zinadan, içki ve kumardan, bencillik ve fırsatçılıktan, helal ve haram bilmeyen mal şehvetinden, yalan ve iftiradan, tecessüs ve riyadan, hedefe varma adına her şeyi meşru ve mübah gören ahlaksızlıktan bizi alıkoymayan imanımızı, namazımızı, orucumuzu nereye koyalım?

Efendimiz (sav) güzel ahlakı tamamlamaya gelmedi mi? İslam güzel ahlak dini değil mi?

Müslüman demek şahsiyetli insan demek değil mi; müslüman demek mal, makam uğruna zilleti kabul etmeyen İzzet sahibi insan demek değil mi; Müslüman demek güzel ahlak sahibi insan demek değil mi; müslüman demek el-emin demek değil mi?

Adil olmak,
Dürüst olmak,
Paylaşımcı olmak,
Hakkı olmayana tevessül etmemek,
Kendine istediğini müslüman kardeşine de istemek ve hatta kardeşini kendisine tercih etmek müslüman olmanın şiarı değil mi?

Kaza ve bela, hastalık ve şifa, zorluk ve kolaylık, darlık ve ferahlık, zenginlik ve fakirlik Allah’tan değil mi?

Tevekkül ve sabır; cesaret ve vakar; İzzet ve şeref müslüman kişinin karekteri değil mi?

Kardeşler!

Bedenimizi öldüren virüsten daha tehlikeli olan ahlak ve şahsiyetimizi çökerten virüstür.

Ey İnsanlar!

İnsanı öldüren virüsten daha vahimi insanlığı öldüren virüstür.

Coronavirüs geldi gidecek. imanımızı, izzetimizi, ahlakımızı, şahsiyetimizi muhafaza edelim.

İnsanlığı yaşatmanın tedbirlerini alalım. İnsanlık ölmesin!

Selam ve dua ile…