Aile içerisinde büyüyen inançlı, değerlerine bağlı, anne şefkati görmüş, haya, edep ve kadınlık onurunu bilen, anne olmayı kendine hedef alan izzet ve iffet sahibi bir kadın asla militan, katil, canlı bomba olamaz.

Kadın/Jin, Sol ideolojinin edebiyat, slogan, miting ve eylemlerinde vazgeçilmezidir.

Devrimci Sol denilen insanlık düşmanı ideoloji insanın inanç, yaşam, ahlak, aile, edep değerlerinin kadın üzerine kurulu olduğunu bildiği için ve hedefi de inançsız, ahlaksız, edepsiz, şiddet üzerine kurulu bir toplum olduğu için Kadın/Jin solun ilk hedefidir.

Kandan, kaostan, ahlaksızlıktan, terör ve şiddetten beslenen bu ideolojinin ülkemiz temsilcileri olan Kemalizm ve Apoizim de diğer türevleri gibi kadın istismarını yine solun geleneğine uygun şekilde ‘Kadın Hakları Savunuculuğu’ üzerinden pervasızca yapmaktadır.

Dünya tarihinin sol liderleri acımazsızlık, merhametsizlik, kibir ve zulüm  konusunda başta Lenin ve Stalin olmak üzere diğer tümü ancak Nemrutlarla, Firavunlarla kıyas yapılabilecek kişiler olduğu herkesçe malumdur.

Sol zihniyetin sınırsızlığına/nizamsızlığına razı olacak bir toplumu oluşturacak olan ve bu ideolojiye militan olacak bireylerin şefkat, merhamet, ahlak, inanç, anne, eş, aile mefhumlarından mahrum olması şarttır. Bunun da tek yolu kadının anne ve eş olma özelliğini öldürmekle mümkündür.

Bu sebeple sosyalizm, bu hedefine ulaşmak için kadını bir anne, bir insan, bir eş olarak değil devrim için bir araç olarak görmektedir. İstediği ortamı hazırlayabilmek için de anneliği ve bir erkeğe eş olmayı kadının zihninden çıkarmak ve kadını askeri bir unsur olarak gerekirse canlı bomba olarak da kullanabileceği değerleri ve kutsalı olmayacak şekilde militanlaştırmak için her şeyi yapmaktadır.

Kadını aileye karşı, inanç ve değerlere karşı isyan ettirebilmek için de boşanmayı kolaylaştırma, eşcinsel yaşamı yaygınlaştırma, nikahsız birlikteliği ve evlilik dışı çocuk yapmayı meşrulaştırmak ve kadını bir anne, bir kocanın hanımı, ailenin saygın bireyi olmaktan çıkarmak Devrimci Sol denilen değer düşmanı ideolojinin ana gayesidir.

Devrimci Sol’un en büyük gayelerinden biri de sosyalist sloganlar üzerinden kadınları ve bedenlerini kapitalizme kazandırmaktır. Bu sebeple bir kadın bedeninin otomobil reklamına, sakız reklamına ve her türlü ticari faaliyete alet edilmesine itirazları yoktur hatta bedeni ticari faaliyette kullanılan kadın ‘Çağdaş Kadın’ sayılmaktadır.

Binde bir oranında olan ‘Çocuk Gelin’ mevzusunu slogan, filim, tiyatro ve eylemleri ile devamlı gündemde tutup; çocuk yaşta fuhuşa zorlanan, çağdaşlık adı altında iffetsiz ve izzetsiz bireylere dönüştürülen, silahlı örgütlerce kaçırılıp şefkat ve merhamet duyguları öldürülüp canileştirilen, kapitalizm tarafından ticari meta olarak kullanılan, alkole ve uyuşturucuya mahkum edilen çocuklar gerçeğini unutturma gayretleri en bariz yüzsüzlükleridir.

Devrimci Sol, kadın için bekareti esaret, nikahı zulüm, namusu kabus, tesettürü kölelik, anneliği de zül olarak görmektedir.

Onların ‘Özgür Kadın’dan kastı; Eşcinsel ve cinsiyetsiz, bedeni kapitalizm tarafından ticari meta olarak kullanılabilen, erkeklerin istedikleri gibi bedenlerini yaşayabildikleri, inancı/değeri ve sınırı olmayan, annelik duygularını öldürmüş, bir kocaya hanım olmayacak, istenildiğinde bedeni canlı bomba olarak kullanılabilecek, öldürülünce de cinsiyeti istismar edilebilecek kadındır.

Bu sebepledir ki; her eylemlerinde ‘Namus Kabustur’, ‘Biz kimsenin namusu değiliz’, ‘Namus mu kirletmeden duramam’, ‘Sevişirim evlenmem, hamile kalırım doğurmam’ sloganları ve pankartlarını kullanırlar. Bu sebepledir ki her fırsatta tesettüre ahlaksız saldırılar yaparlar.

Çünkü; aile içerisinde büyüyen inançlı, değerlerine bağlı, anne şefkati görmüş, haya, edep ve kadınlık onurunu bilen, anne olmayı kendine hedef alan izzet ve iffet sahibi bir kadın asla militan, katil, canlı bomba olamaz ve o kadından meşru yolla doğmuş ve o kadın tarafından yetiştirilmiş çocuklar da solun arzu ettiği bireyler olmazlar. Böyle olan bireylerden oluşan toplum da Devrimci Sol’un nizamsızlığına pirim vermez.

Jin-Jiyan-Azadi sloganının sahibi olan Apocular için ‘Jin/Kadın’ı bu kadar anlattıktan sonra bu ideoloji için ‘Jiyan/Yaşam’ kısmının ne anlam ifade ettiğini; PKK/TAK’ın Anakara/Kızılay’daki terör eleminde kullandığı kadın teröristin kod adının ‘DOĞA JİYAN’ olduğunu söylemem akıl sahipleri için yeterli olacaktır diye düşünüyorum.

Öcalan’ın Şam’daki ‘Yoğunlaşma evleri’nde ‘Azad/Özgürleştirdiği(!)’ kadın militanlar hakkında yazılmış kitaplar varken ve ‘Benimle yakınlaşan kadın güzellikte zirve yapar ben istersem çok daha güzel kadınlar yaratırım’ dediği videoları sosyal medyada herkesçe izlenmişken çok lafa gerek olmadığını ifade etmek ve Öcalan’ın ağzından kendisinin ‘Özgür/Azad Kadın/Jin’ tanımını aktarmak istiyorum.

Öcalan: ‘’Benim için kadın özgürlüğü her şeyden daha önemlidir. En güzel kadın hayatını özgür yaşayan kadındır. Kadınlardan ‘Ben kimsenin değilim’ demelerini istiyorum. Kadın kocasının eşi, babasının kızı ya da abisinin kız kardeşi değildir, olmamalıdır. Kadın/Jin özgürdür’

Son olarak da ‘Jin/Kadın-Jiyan/Yaşam-Azadi/Özgürlük’ derken aslında ‘Cinsel Obje/Ticari Meta-CanlıBomba/Militan-Köle/mal’ diyen Solculara bedduamdır:

Allah, size; sizden daha solcu, daha devrimci, daha özgürlükçü, daha hümanist, daha demokrat bir güruh musallat etsin de ne kadar iki yüzlü ve şirret olduğunuzu onlara bakarak görün. Amin.

Selam ve dua ile…