Son zamanlarda bazı kurum, kuruluş, siyasi parti ve STK’ların fakirlere yardım dağıtırken; Fakirleri, fakir olanların çocuklarını, evlerini ve fakirlere verdikleri yardım kolilerini fotoğraflayıp sosyal medyada paylaşmalarından dolayı; duyduğum rahatsızlığı, dile getirmek isterim.
Mensubu olduğumuz İslam dininin emirlerinden olan Zekat ve Sadakayı hangi ölçüde kime nasıl dağıtacağımızın esasları, Kur’an ve Sünnet ile belirlenmiştir. Ayrıca Kadim Medeniyetimizin Maruf değerlerinden olan Yardımlaşma ve Paylaşımın da adabı nezih geleneklerimizle süregelen bir kültürümüz de vardır.
Müslüman, zekâtını sadece Allah’ın rızâsına kavuşmak için vermeli, bu farîzayı “başa kakmadan”, “ezâ vermeden”, “reklam yapmadan” ve “siyasi, ticari, dünyevi bir hesap yapmadan” yerine getirmelidir. Yüce Allah sırf kendi rızâsı için yapılan harcamaları kat kat mükâfatlandıracağını, malını gösteriş için sarfedenlerin bu ödemelerinin boşa gideceğini bildirmekte ve şöyle buyurmaktadır:
“Mallarını Allah yolunda sarfedenlerin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah’ın lütfu geniştir. O her şeyi bilendir.
Mallarını Allah yolunda sarfedip, sonra verdiklerinin ardından başa kakmayan ve ezâ etmeyenlerin ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Güzel bir söz ve iyilik, peşinden ezâ gelen bir sadakadan daha iyidir. Allah müstağnidir, halîmdir.
Ey inananlar! Allah’a ve âhiret gününe inanmayıp, insanlara gösteriş için malını veren kimse gibi, sadakalarınızı başa kakma ve ezâ etmekle boşa çıkarmayın. Böyle kimsenin durumu, üzerinde toprak bulunan kayanın durumu gibidir. Sağanak yağan bir yağmur isabet ettiğinde onu sert kaya haline getiriverir. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah inkâr eden kimseleri doğru yola eriştirmez.
Allah’ın rızâsını kazanmak ve kalplerini sağlamlaştırmak için mallarını sarfedenlerin durumu, yüksekçe tepede bulunan, bol yağmur aldığında yemişlerini iki kat veren, bol yağmur almasa bile çisentisi olan bir bahçenin durumu gibidir. Allah yaptıklarınızı görür” (el-Bakara 2/261-265).
Yine konuya dair Efendimiz (s.a.v) de; “gizli sadakanın, alenen verilenden daha efdal olduğunu”, belirtmiştir. Hz. Ömer (r.a) Devlet Reisi iken bile sırtında çuvallarla erzak taşır, kimliğini gizleyerek yardımı fakirlere dağıtırdı. İmam Cafer ve İmam Zeynel Abidin Hazretleri de aynı edep ile yüzlerini örterek gece muhtaç ailelere yardım dağıtırlardı.
Sadaka dağıtırken; gizlice, kimseye sezdirilmeden vermeye çalışmak, fakirin gururunu incitmemek, yardım aldığına pişman etmemek, resimlerini çekip onları medyada afişe etmemek ve en önemlisi “edep” sınırlarına riayet etmek esas alınmalıdır.
Zekat, sadaka ve diğer yardımların sağlıklı ve hakkaniyete uygun dağıtımının yapılabilmesi de önemli bir diğer mevzudur. Bu konuda her il ve ilçe için yetkili organlar; tüm yardım dernekleri, STK’lar, muhtar, öğretmen ve İmamların da içinde bulunacağı ortak bir çalışma ile Fakirlik Haritası çıkarılmalı, A-B-C listeleri şeklinde fakirlik durumuna göre listeler oluşturulmalı ve bundan sonra yardım dağıtan tüm Şahıs, STK, Dernek, Siyasi Parti ve diğer kuruluşların bu listeleri esas alarak yardım dağıtımlarını adaba uygun yapmalıdır.
Bu yıl ‘’İnsan Onuru’’ başlığı ile Kutlu Doğumunu yad ettiğimiz ve anlamaya çalıştığımız Efendimizin (s.a.v) Ümmetine yakışır bir şekilde Fakir, Mağdur, Yetim ve Mazlumların Onurlarını incitmemeye hassasiyet göstermemiz ve yardım dağıtırken fotoğraflarını çekip medya aracılığı ile paylaşmamamız ümidiyle…
Yardımlarınızın Allah (c.c) katında makbul olmasını, mallarınızın bereketli ve temizlenmiş olmasını diliyorum.
Selam ve dua ile…