Önce nefsime sonra da muhatabı olan herkese sorma gereği duydum.

 

Şöyle başımızı iki elimizin arasına alarak dünü bugünü ile bir vicdan muhasebesi yapalım…

 

Bizler;

 

- Askeri darbelerin mimarlarına,

 

- Kürtlüğü yasaklayanlara,

 

- Kart-Kurt senaryoları ile bizi ‘Dağ Türkü’ ilan edenlere,

 

- Kürtçe konuşmayı, yazmayı ve dinlemeyi yasaklayanlara,

 

- İstiklal mahkemelerinde bizi ipe çekenlere,

 

- Dersim ve zilan faillerine,

 

- OHAL ilan edenlere,

 

- Diyarbekir cezaevinde insanlara canlı fare yedirenlere,

 

- Çekiç gücü bu coğrafyada tutanlara,

 

- Bize insan dışkısı yedirenlere,

 

- Elektrikli işkence odaları kuranlara,

 

- Kürtleri asit kuyularına atanlara,

 

- 17 bin faili meçhul cinayetin faillerine,

 

- Köyleri yakıp yıkanlara,

 

- Bizleri zorunlu göçe mecbur edip şehirlerde işportacı, dilenci yapanlara,

 

- 30 bin insanın ölümüne göz yumanlara,

 

- Kürtleri inkar ve asimilasyona tabi tutanlara,

 

- Kültürümüzü ve giyimimizi yasaklayanlara,

 

- Kızımızın başörtüsünden çekip sürükleyenlere,

 

- Köylerimizin ve tüm coğrafyamızın ismini değiştirenlere,

 

- Hepimizi iç düşman ilan edenlere,

 

- Her kavşağa bir arama noktası koyanlara,

 

- Bizi hanımımızın çocuğunuzun yanında aşağılayanlara,

 

- Köyün tüm erkeklerini çırılçıplak köy meydanında toplayanlara,

 

- Yıllarca bizi yol/sağlık/eğitim hizmetlerine layık görmeyenlere,

 

- Bir uzman çavuşu, bir özel harekatçıyı bir şehre kan kusturacak kadar yetkilendirenlere,

 

- JİTEM kurucularına,

 

- Medrese ve Kuran kursu kapatanlara,

 

- Yıllarca bize ‘andımız’ okutanlara,

 

 

…. ve daha sayamadığım binlerce ferdi veya toplumsal zulmün faillerine;

 

 

- Etmediğimiz hakareti,

 

- Beslemediğimiz kini,

 

- Yapmadığımız düşmanlığı,

 

- Etmediğimiz alayı,

 

- Vurmadığımız yaftayı,

 

- Atmadığımız iftirayı,

 

- Etmediğimiz küfürleri…

 

 

Son on yılda tüm o zulümlere, baskı, inkar ve asimilasyon politikalarına son veren, Ceberrut devletin gasp ettiği bir çok hakkı iade eden, çözüm süreci ile kardeşlik elini uzatıp ölümleri durduran Kerim devleti kurmak için bedenini bu taşın altına koyan Recep Tayyip Erdoğan’a ediyoruz/ediyorsunuz.!

 

 

Hadi şimdi soralım; NEDEN.?!

 

 

- İnsaf terazimiz bozuk (Kapane me seqete) olduğu için mi.?!

 

- Ağababalarımızın hortumunu kestiği için mi.?!

 

- Ekmeğimizi bandığımız fakir kanını durdurduğu için mi.?!

 

 

Ben nefsime ve size sordum, siz de gördüklerinize sorun lütfen.

 

 

Selam ve dua ile…